GOSB Teknopark firmalarından Altaca, sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında faaliyet gösteren İngiltere merkezli Firefly ile önemli bir teknoloji iş birliğine imza attı. Bu stratejik anlaşma, Türk mühendisliğinin küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve atıkların katma değerli ürüne dönüştürülmesi konularındaki rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Yenilikçi Teknolojiyle Atıktan Yakıta Dönüşüm
Bristol merkezli Firefly, Birleşik Krallık’ta kurmayı planladığı üretim tesisinde, GOSB Teknopark firması Altaca’nın Ar-Ge ve mühendislik gücüyle geliştirdiği CatLiq – Hidrotermal Sıvılaştırma Teknolojisi’ni kullanacak. Bu teknoloji, arıtılmış insan kaynaklı atık çamurunu (biyokatıları) hammadde olarak kullanarak sürdürülebilir havacılık yakıtı üretme hedefinin kritik bir parçasını oluşturuyor.
Altaca’nın CatLiq teknolojisi, kanalizasyon çamuru gibi biyokatı atıkların biyo-ham petrole dönüştürülmesini sağlıyor. Firefly’ın “wet-to-jet” olarak adlandırdığı, atıktan havacılık yakıtına uzanan üretim zincirinin en önemli aşamalarından biri olan bu süreç, hem büyük ölçekli atık bertarafı sorunlarına çözüm sunuyor hem de fosil jet yakıtlarına alternatif düşük karbonlu bir üretim modeli ortaya koyuyor.
Küresel Ortaklık ve Stratejik Önemi
Firefly’ın ilk projesi için gerekli hammaddenin önemli bir bölümü Birleşik Krallık’taki su şirketlerinden temin edilecek. Böylece çevresel bir sorun olarak görülen biyokatı atıklar, yüksek katma değerli ve stratejik bir enerji ürününe dönüştürülecek. Üretim sürecinin rafinaj aşamasında ise Chevron Lummus Global’in teknolojisinden faydalanılacak. Avrupa’nın önde gelen havayolu şirketlerinden Wizz Air, üretilecek sürdürülebilir havacılık yakıtı için 15 yıllık alım anlaşması imzalayarak projeye güçlü bir ticari zemin sağladı.
20 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da imzalanan bu anlaşma, sürdürülebilir havacılık yakıtının yerel kaynaklarla üretilebilmesi, küresel tedarik zinciri dalgalanmalarından daha az etkilenmesi ve havacılık sektörünün karbon azaltım hedeflerine katkı sunması açısından stratejik bir önem taşıyor.
Türk Mühendisliğinin Küresel Etkisi
Bilim, mühendislik ve sanayi alanlarında güçlü bir İngiliz-Türk iş birliğini simgeleyen anlaşma, Birleşik Krallık’ın Türkiye Büyükelçisi Jill Morris CMG ev sahipliğinde Britanya Büyükelçiliği’nde düzenlenen törenle imza altına alındı. Törene Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan başta olmak üzere kamu, diplomasi ve iş dünyasından önemli temsilciler katıldı.
GOSB Teknopark ekosisteminden çıkan bu iş birliği, Türkiye’de geliştirilen ileri mühendislik çözümlerinin küresel değer zincirlerinde daha güçlü şekilde yer alabileceğini gösteriyor. Altaca’nın teknolojisi, dünya genelinde stratejik öneme sahip sürdürülebilir havacılık yakıtı gibi bir alanda kullanılarak, Ar-Ge’nin ve yenilikçi üretim kapasitesinin sınırları aşan etkisini ortaya koyuyor.
