Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu başladı. COP’31 İklim Zirvesi’ne önemli veriler sunmayı hedefleyen sempozyumda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Marmara Denizi’nin korunması mücadelesinde Kocaeli’nin tek başına yeterli olamayacağını vurguladı. Başkan Büyükakın, Marmara çevresindeki diğer illerin yerel yönetimlerine de sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, denizi, toprağı ve havayı koruma adına yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’ye örnek teşkil ediyor. Dip Çamuru Temizliği, yapay resifler bırakma ve balıklandırma projeleriyle İzmit Körfezi’nin yeniden canlanmasını sağlayan belediye, çevre dostu projeleriyle de Kocaeli’yi daha yaşanabilir bir kent haline getiriyor. Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP’31 İklim Zirvesi öncesinde bu yöndeki çalışmalarına bir yenisini ekleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Bir Deniz Bir Gelecek; Marmara’dan COP 31’e” temasıyla Kocaeli Kongre Merkezi’nde sempozyumu başlattı.
Sempozyum Üç Gün Sürecek
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirilen ve 10 Haziran Çarşamba gününe kadar devam edecek sempozyumun açılışına Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Prof.Dr. Sadettin Hülagü, Deniz Eğitim – Öğretim ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, KOÜ Rektörü Prof.Dr. Nuh Zafer Cantürk, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, belediye başkanları, akademisyenler, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri katıldı.
“Küre Isınıyor, Acil Önlem Şart”
Sempozyumun açılışında konuşan Başkan Büyükakın, çevre konusunun karmaşıklığına dikkat çekti. Küresel ısınma konusunda herkesin hemfikir olduğunu belirten Büyükakın, “Bunun böyle devam etmeyeceği konusunda da fikir birliği var. Bunu ciddiye almamız lazım. Küresel ısınma 1970’li yılların başından bu yana dünya gündeminde. Ama pek bir mesafe alınamamış. Çünkü uluslararası karar alma mekanizmaları, alınan kararları uygulayacak mekanizmalar değil. Bu nedenle iyimser değilim. Önemli adımlar atılıyor ancak asla yeterli değil. Hatta geride olduğumuzu söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.
“Marmara İçin Dev Yatırımlar”
Başkan Büyükakın, küresel ölçekteki sorunların benzerinin Marmara Denizi’nde de yaşandığına işaret etti. 2020 yılındaki müsilaj tehlikesi sonrası alınan kararların uygulanmadığını belirten Büyükakın, “Marmara Denizi’nde kirliliğin önüne geçilmesiyle ilgili bir takım toplantılar yapıldı, kararlar alındı. Belediyelere, ileri biyolojik arıtma tesisleri yapmaları tavsiye edildi. O gün bu oran yüzde 52 idi. Şimdi ise 52.8. Hiç artmamış. Yani kimse bir şey yapmamış. Kocaeli olarak bizdeki arıtma tesislerinin yüzde 73’ü ileri biyolojik arıtma. Tamamlandığındaki maliyeti 10 milyar TL’yi bulacak 6 milyar TL’lik yatırımımız bittiğinde, bu oranı yüzde 100’e çıkaracağız” dedi.
“Popülizme Geçit Vermeyiz”
Çevre yatırımlarının genellikle göz önünde olmayan projeler olduğunu dile getiren Başkan Büyükakın, bu konuda politikacıların karşılaştığı ikilemi şöyle açıkladı: “Burada bizler için şöyle bir ikilem var. 6 milyar TL’yi ileri biyolojik arıtma tesisi için mi yoksa su faturalarını azaltmak için mi harcayayım? İkincisi daha politik. Politika yapıcılar, popülizm yapmak ile uzun vadede şehrin ve ülkenin hayrına olanı yapmak arasında bir tercihle karşı karşıya kalıyorlar ve genellikle kısa vadede kendi işine yarayacak olanı seçiyor. Bu yatırımın doğrudan yansımasını, biz kendi seçim dönemimizde göremeyiz. Uzun vadede görürüz. Aynı durum, İzmit Körfezi’ndeki dip çamuru için de geçerli. O zaman politikacılar, politika yapmanın doğasından gereği, hemen prim yapacak sonuçlar üzerine çalışmayı tercih ediyor.”
“Arıtma Yapmamakla Övünenler Var”
Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon geldiğini ve bunun sadece yüzde 47’sinin arıtma tesislerinden geçtiğini belirten Büyükakın, “Maalesef biz burada arıtma tesislerini çalıştırırken, Marmara Denizi’ne her gün 4.5 milyon metreküp kanalizasyon geliyor. Bunun sadece yüzde 47’si arıtma tesislerinden geçiyor. Yani Marmara’nın etrafındaki şehirlerin yönetimleri, denizi fosseptik olarak kullanıyor. ‘Biz temizliyoruz, herkes kirletiyor, biz de kirletelim kimse fark etmez’ diyebilirdik. Ama demiyoruz. Algının olgunun önüne geçtiği, yalanın gerçeğin önüne geçtiği bir dünyada yaşıyoruz. Böyle bir yerde her şey yapılır. Yani insanlar, arıtma tesisi yapılmamasını bir maharet olarak anlatabiliyor. ‘Arıtma tesisi yapmadık, çınar yaprakları beni alkışlıyor’ denecek kadar aslında akla ziyan bir şey söyleniyor” ifadelerini kullandı.
“Halkı Bilinçlendirmeliyiz”
Başkan Büyükakın, bu sorunların aşılması için kamuoyunun güçlü bir şekilde bilinçlenmesi gerektiğini vurguladı. Sivil inisiyatifin bu yönde güçlenmesi, aydınların konuyu sahiplenmesi ve üniversitelerin manipülasyonu uzak tutacak güçlü veri izleme sistemleri hazırlaması gerektiğini belirtti. Yenilikçi çalışmaların desteklenmesinin önemine değinen Büyükakın, bunların başarılı olması halinde ülkenin rekabet gücünün artacağını ifade etti.
“Veriler COP’31’de Sunulacak”
Sempozyumda konuşan Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu’nun COP’31 öncesinde önemli bir mesaj olduğunu ve sempozyum çıktılarının zirvede sunulacağını aktardı. Milletvekili Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Marmara Denizi’nin çevresel bir görevden öte ekonomik ve stratejik bir zorunluluk olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Vali İlhami Aktaş, çevre çalışmalarının 24 saat sürmesi gerektiğini vurgularken, KOÜ Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ise Marmara Denizi’nin etik bir sorumluluk meselesi olduğunu dile getirdi. Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Özbay, 3 gün sürecek programda 150 bildirinin sunulacağını ve 31 panelistin 7 farklı oturumda kritik başlıkları değerlendireceğini açıkladı.
